2009/05/10

senden önce hiçkimseye söylemedim dersem yalan olur...

sarhoştum. 

ne yaptığımı bilemeyecek kadar değil de, normalde yapmayacaklarıma cesaret bulacak kadar sarhoş. 

yanında olmak, ona dokunmak istedim; yapsam kendimden iğreneceğimi bile bile... 

gel demek istedim, herşeyi yak ve gel, bizden sonra tufan desek ne çıkar demek istedim. telefon elimdeydi, ona herşeyi söyleyecek cesaretim vardı. numarasını buldum rehberden-ezbere bilsem de bunu kendime itiraf etmek istemiyorum-aramak için parmağımı o minik yeşil tuşa götürdüm; emindim kendimden herşeyi söylemeye cesaretim vardı, bu hayat benimdi, nasıl olsa hayat kısaydı, ne çıkardı ki sadece bi kez olsun kendimi dalgalara bıraksam nolurdu değil mi ama, bi kez de kendime yenilsem ya.

parmağımı tuşun üzerinde gezdirdim önce biraz; bi çeşit okşamaydı belki. ben o tuşun bana onu getirme ihtimalini sevdim sanırım. kibarca basmak gerek dedim önce, sonra yok yok sert ve kesin olmalı yoksa arayamam dedim, o minik telefon yeşil yeşil güldü bana: "senin cesaretin yok" dedi. kızdım ben de, evet evet sertçe basmalıyım bu tuşa, hızlı ve kesin olmalı kararım, kırmızı ile ise hiç görüşmemeliyim dedim, gülüyordum. 

o anda kırmızı tereddütlü şekilde sordu, "istiyor musun bunu, ya yoksa sende gönlü, ya gene kendi kendine uydurduysan bişeyleri, salak mısın kızım git sarhoşsun fln derse nolucak, kim toplucak arkanı?" dinlemek istemedim onu, doğru söylüyo olsa da yeter dedim artık, hayal kurma özgürlüğüm engellenemez diye haykırdım, herkes bana baktı, sarhoş dedi biri ordan; güldüler, ben de güldüm mırıldanarak: "siz öyle sanın".

okşadım tuşları, hem yeşili hem de kırmızıyı. trafik ışıklarını düşündüm sonra; kırmızı "duran adam"ın rengidir, hazırol vaziyette bekler, yeşil ise "koşan adam"ınki, o sürekli bi yerlere yetişir. kıskandım o yeşil koşan adamı. ben de artık bozsam hazırolu dedim. istemezse beni istemesin dedim. en olmadı sarhoştum derim artık yerse dedim. yeşile gitti elim ve...

basamadım. kafamda yankılandı sesi; "korkaksın" dedi, "hayatta vazgeçemiceksin sahip olduğunun konforundan, mutlu falan değilsin, bağımlısın sadece, seni delice seven bir erkek olmadan nasıl yaşanır bilmiyosun, seviyo falan da diilsin, sadece kullanıyosun o zavallı adamı, artık dürüst ol hem kendine hem de ona, korkaklığından bıktım" dedi. ben ağladım. 

telefonu çantama koydum. çantamı sımsıkı kapadım. dediği gibi şarkının: "ölmek istedim, bir türlü ölmedim".


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder